Devlet Bakanı Faruk Çelik, AK Parti Genel Merkezince Belediye Kültür Sarayı'nda düzenlenen ''Türkiye Buluşmaları Konferansı''nda yaptığı konuşmada, ''Gazeteler manşetlerinde yazıyor, 'yargıda deprem' diyorlar, biz de diyoruz ki, gelin yargıyı depreme dayanıklı hale getirelim, yeni bir yargı reformu yapalım'' dedi.
Bakan Çelik konferansta yaptığı açıklamada, ekonomik krizden Türkiye'nin çok fazla etkilenmediğini söyledi. Kendi işletmesinde sorun yaşayanların bunu krizle bütünleştirdiğini, muhalefetin de desteklemesiyle olumsuz tablolar oluşturulmaya çalışıldığını kaydeden Çelik, Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika'dan Türkiye'ye bakıldığında ülkenin çok başka türlü göründüğünü ifade ederek, ''İçimizdeki körler bunu görmüyorsa, bu toplantılar yeterli olmuyorsa, 10 tanesini daha yaparız'' diye konuştu.
Türkiye'de muhtemel gelişmelere göre proje üreten bir iktidarın iş başında olduğunu dile getiren Çelik, ''Küresel ekonomik kriz nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve ABD'de iyiden iyiye bir durağanlık, ümitsizlik var. İşsizlik almış başını gidiyor. O kadar refah düzeyi ve sosyal haklara sahip olan bu insanlar, bunlardan taviz verme noktasına geldi. Çünkü onların zor güne karşı direnişi yok. Bizim anlayışımız çok farklı, binbir türlü zorluklara direnç göstererek geliyoruz'' dedi.
“Yargı bağımsızdır, bağımsız kalacaktır”
Ergenekon ve benzeri soruşturmalarla ilgili çok şeyler söylendiğini hatırlatan Faruk Çelik, sorumluluk noktasındaki herkesin ülkenin geleceğine halel getirecek davranışlarda bulunmanın aksine, ülkenin itibarını yükseltecek davranış ve söylemlerde bulunması gerektiğini belirtti.
Bakan Çelik, Türkiye'de sorgulama, arama, tutuklama ve serbest bırakmayı yargı kurumlarının yaptığını, insanları mahkemelere bu kurumların çağırdığını ifade ederek, AK Parti olarak yargı süreçlerine müdahale etmediklerini kaydetti.
Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürekli ithamlarla karşı karşıya kalıyoruz. O zaman da aklımıza geliyor, demek ki geçmiş dönemlerdeki siyasiler bu süreçlere müdahil olmuş. Bize göre yargı bağımsızdır, bağımsız kalacaktır.
Bir de bu olaylar dışında üst yargı kurumlarında yaşananlar var. Anayasamız net bir şekilde diyor ki, 'Yargı, millet adına karar verir', yani sadece hukuka uygunluk denetimi yapar. Peki hukuk hep böyle mi, cidden böyle mi? Hukuken aynen böyle, ama fiilen bakınca yakın tarihimizde hukukumuzun, hukuk adamları eliyle belli çevreleri koruma adına nasıl zorlandığını görüyoruz.''
Çelik, hukuk devletinde yargı bağımsızlığının ancak tarafsızlıkla mümkün olabileceğine işaret ederek, ''Gazeteler manşetlerinde yazıyor, 'yargıda deprem' diyorlar, biz de diyoruz ki, gelin yargıyı depreme dayanıklı hale getirelim, yeni bir yargı reformu yapalım'' dedi.
''Milli Birlik ve Beraberlik'' Projesi
''Bölgemiz ve Avrupa coğrafyası, siyaseti sürükleyecek lider kadrolarından yoksun hale geldi'' diyen Çelik, Başbakan Erdoğan'ın lider vizyonuyla bu coğrafyayı etki altına aldıklarını kaydetti.
Bu noktaya ulaşıldığı için kronik sorunlara el atma zamanının da geldiğini dile getiren Çelik, şöyle konuştu: ''Güneydoğu veya terör meselesiyle ilgilenmemizin nedeni budur. İsteseydik bu konuyu 2011 seçimleri sonrasına bırakabilirdik. Ancak bu halkımıza büyük bir ihanet olurdu. (Neden 2003'te veya 2004'te yapmadınız?) denilebilir. Nasıl yapacaksınız? Ay ışığı, beyaz ışık, sarı ışık, kırmızı ışık, bin türlü işle uğraştık, kolay değil bu işler. 2002'de emekli maaşını nasıl ödeyeceği düşünülen bir Türkiye varken, şimdi geldiğimiz noktaya bakın. Komşumuzdan emin hale geldik. Millet bizden işsizliğe çare bulmamızı, terörü bitirmemizi istiyor. Bunu milletine karşı sorumluluk duygusu olan siyasi kadrolar yapabilir.’' |