"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

Birlikte anılacak kıyamete kadar isimleri ve anılmalı eşlerin…

Cennetin tüm güzelliği ve ihtişamı içinde Hz. Adem yalnızdı, tekti ve Allah Hz. Havva'yı yarattı. Cennet o zaman anlam kazandı Hz Adem için, artık bir eşi vardı, yalnız değildi. Onunla konuşuyor, geziyor ve arkadaşlık ediyordu, yarımdı bütün olmuştu…

 Hz Havva, şeytanın teşvikiyle o yasaklanan meyveyi yediğinde, Hz Adem Allah'ın gazabından ve Havva'sız kalmaktan korktu. Hz Havva, “Beni yalnız mı bırakacaksın, haydi sen de ye ne olacaksak birlikte olalım” dedi ve Hz Adem de yedi yasaklanan meyveden… Korkulan oldu ve cennetten yeryüzüne ayrı ayrı yerlere indirildiler, hasretin acısı yaktı suçlu yüreklerini. Önce ciddi ve samimi tövbe ettiler Rablerine, sonra affedilip kavuşturuldular. Birbirlerine olan ihtiyaçlarını çok iyi anladılar, aralarına Rableri tarafından şiddetli muhabbet konulduğunu ve yalnız başlarına yarım olduklarını da…

 Cenneti görmüş ve oranın güzelliklerine meftun olmuş gönülleriyle çok sevemeseler de dünyayı,  birlikte olmaları azalttı hasretlerini…

 Evlâtları oldu, yeryüzü kadın ve erkeklerle doldu. Anne ve babası oldular pek çok çocuğun, çok sevdiler onları da. Ama evlâtları Habil ve Kabil arasında çıkan anlaşmazlık sonunda Kabil öldürdü Habil'i ve acılar indi yüreklerine dağlar gibi…

 Birlikte göğüslediler, birbirlerine destek oldular. Yeryüzündeki görevleri tamamlanınca öteler ötesine alındılar, birlikte anıldı isimleri şimdiye kadar ve birlikte anılacak kıyamete kadar…

 Yeryüzünde yaşayan tüm eşlerin de en az onlar kadar ihtiyacı oldu birbirlerine ve sevdiler birbirlerini. Cennetten yüreklerine verilen en güzel hediye kolaylaştırdı işlerini…

 Onlar da anne ve baba oldular, atalarının yaşadığı acının aynısını da benzerlerini de yaşadılar, ama birbirlerine hep destek oldular. Eşleri Peygamber de olsa ihtiyaçları oldu birbirlerine, hepsi inanmadı eşlerinin getirdiği dine, ama yine de eşlerinin yanlarında oldular, çocuklarının annesi oldular… Eşlerinin getirdiği dine inanan kadınların desteği ve kahramanlıkları da unutulur gibi olmadı. Bir Hz Hacer vardı, biricik oğlu Hz İsmail'in Allah emrettiği için kurban edilmesine razı olmuştu, yollarına çıkan şeytanı taşlayarak susturmuştu ve imtihanı kazanmıştı eşi Hz İbrahim ve oğlu Hz İsmail ile birlikte… Eşi Hz İbrahim ona destek olmuş, o da eşine destek olmuştu ve birlikte anıldı isimleri şimdiye kadar, birlikte anılacak kıyamete kadar…

 Varlık sebebimiz, muhabbet menbaı Peygamber efendimizin de eşleri vardı, onun da eşleri destek olmuştu ona ve davasına. Onlar da çok acılar yaşadılar ataları gibi, zorluklar çektiler, birlikte göğüslediler, sabrettiler. Peygamber Efendimiz en çok ilk eşi Hz Hatice'yi sevdi, en çok vefa duygusunu ona karşı hissetti, çünkü o en zor zamanlarında eşinin yanında oldu. Nur dağındaki Hıra mağarasında uzlete çekilen eşine ilerlemiş yaşına rağmen hizmet etmişti, nübüvvet verilir verilmez ilk o biat etmiş, ilk Müslüman ve ilk kadın Müslüman olmuştu. Hz Muhammed onu hep vefa, muhabbet ve hasretle andı. Elbette diğer eşleri de destek olmuşlardı ve eşleriyle birlikte anılacak ismi kıyamete kadar…

 Bizzat cephede savaşanlarının sayısı az da olsa kadınlar hep destek oldular eşlerine, cephe gerisinde hastabakıcılık yaptılar, tebliğ görevini üstlendiler. Zor zamanlarda tebliğ vazifesini yerine getiren eşlerine destek oldular, evlerinin hem kadını hem erkeği, çocuklarının hem annesi hem babası oldular…

 Erkeklerde eşlerini her türlü tehlikeden koruyup, onların ve çocuklarının rızkını kazanmak için çalışıp çabaladılar,

 Aradan uzun yıllar da geçse,  hayat şartları değişse de bu gerçek hiç değişmedi; kadın erkeğe, erkek kadına muhtaç oldu ve olacak. Ama bu birlikteliği Allah rızası için, mukaddes bir beraberlik olarak görenler ve ötelere taşımak isteyenlerin isimleri hep birlikte anılacak kıyamete kadar…

25.02.2009