"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

“Çocukluk, yalnızca içinden geçip gittiğimiz bir dönemin adı değildir, hayat boyu süren bir yolculuktur…” Fred ROGERS

 Geçen hafta kendime etek dikmek için bir kumaş aldım. Çeşitlerinin içinden yüzüme gülen ve bana bir şeyler söylemeye çalışan kumaşı kesmek için serdiğimde dili çözülüverdi…

 Meğer çocukluğumda giydiğim bir pantolon kumaşının aynısıymış kendisi.

 Hatıra defterim hiç ummadığım bir zamanda açılıverdi, o pantolonla oynadığım oyunlar, çocukluk arkadaşlarım, gezdiğim yerler, hatta sokağımızın tozu dumanı,hepsi sıraya diziliverdiler…

 O esnada, bize ikram edilen hafızamıza ve onu verene olan hayranlığımı da artırıyordum. Kablosuz, gürültüsüz, elektriksiz, yer kaplamadan, hiçbir karışıklık olmadan anılarımızı saklayan hafızamız, bana ne kadar mucizelerle dolu olduğumuzu yaşatıyordu.

 Hayretler içerisinde kalarak, bir taraftan da kendimi yaptığım işe vererek biçki yapıyordum ve geçmişi hatırlamak anı yaşamama engel olmuyordu…

 Dolayısıyla çocukluğumuzdaki hafızamızın berrak oluşu, alıcılarının güçlü olması da herşeyi bu kadar net hatırlamamı sağlıyordu. İçindeyken fark etmediğimiz o yıllar, yıllar sonra tüm açıklığıyla karşımıza çıkıyor ve adeta bizimle konuşuyordu.

 Bunun hepimiz farkındayız, o halde şimdi bizim en iyi müfettişimiz olan çocuklarımızın yanında konuşmalarımıza, hareketlerimize çok dikkat etmeli ve onların pırıl pırıl olan zihinlerine güzel ve anlamlı bilgiler yüklemeliyiz.

 Şimdiki çocuklar, bizim neslimize bakarak bazı konularda şanslılar, ama önemli pek çok konuda da şanssızlar…Örneğin, nine ve dedelerden mahrumlar, hatta annelerinin çalışması nedeniyle onlardan bile mahrumlar. Bunun getirdiği sonuçla, tabii ki samimiyet, sıcaklık, sohbet ve masallardan da mahrumlar..

 Arkadaşımla yaptığımız bir sohbette,  nine ve dedelerimizin önemine ve bugünkü çocukların bunlardan mahrum olduğuna değinmiştik. Buradan yola çıkarak, gerçekten de anneanne olduğum için neden daha çok çocuğun ninesi olmayayım diye düşünüyordum. Onlara masal anlatmayı hedeflemiştim, bu düşüncemi NT kitabevine kitaplarını imzalamaya gelen Selim Gündüzalp'e açtığımda, NT kitapevinin müdürü bu fikrimi çok beğendi. Daha sonra bu faaliyeti NT kitapevinin üst katında gerçekleştirmeye karar verdik ve yaklaşık bir aydır bu faaliyeti sürdürüyoruz.

 Böyle düşünmekle çok doğru bir karar verdiğimi yaşayarak anlamış oldum. Gerçekten nine ve dedesinden masal dinleme şansına sahip olan çocukların oranı çok düşük. Çocuklar, daha çok abi ya da ablalarından masal dinliyorlarmış.. Beni, o tertemiz saf gönülleri ve sıcacık bakışlarıyla dinliyorlar. Pırıl pırıl hafızalarına masallardaki dersleri yerleştiriyorlar, sonrasında da NT kitapevi onlara küçük hediyeler veriyor, bu faaliyeti her Cumartesi saat 13.30'da gerçekleştiriyoruz ve bütün çocukları bekliyoruz…

18.03.2009