Yaklaşık bir haftadır milletçe ağlıyoruz, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını elim bir kazada Rahmet-i Rahman’a uğurladık. Tüm gönüllerde silinmez izler bıraktı, yıllarca mücadelesini verdiği büyük birlik, vefatıyla sağlandı. Değişik görüşteki tüm insanlar üzüldü ve onu sevdiğini vefatıyla daha iyi anladı, biz de ne kadar vatan sevgisiyle dolu olduğunu, çok değerli görüş ve düşüncelere sahip olduğunu, çileli hayatını vefatıyla anladık. Ne kadar üzücü ki biz, millet olarak değerli insanlarımızı vefatından sonra daha iyi anlıyoruz, hiç olmazsa bu güzel düşünce ve görüşleri hayata geçirme adına adımlar atsak da onlara olan vefa duygumuzu yerine getirsek...
Lise yıllarım hariç siyaseti hayatıma hiç dahil etmedim, siyasi görüşümü çok yakın arkadaşlarımdan başka kimseyle paylaşmadım. Çünkü biz ne yazık ki değişik görüşteki insanları 'ötekileştiren' ve yaptığı işler güzel ve doğru olsa bile o siyasi görüşün içine hapseden bir millet olduk. Ben, kuşağım itibarîyle 12 Eylül öncesini ve sonrasını bilirim, Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatıyla o yıllara geri gittim ve onun vatan ve millet sevdasını hizmetlerini daha iyi anladım. Ne yazık, bugün çocuklarımıza bu vatan ve millet sevdasını aşılayamıyoruz. Onlara, vatanını sevmenin göstergesinin çok çalışmak olduğunu, insanları düşünce ve farklılıkları yüzünden ayırt etmeden hizmet etmeyi, geçmişini unutmadan, ondan gereken dersi alarak geleceğe dönük dürüst ve namuslu bir şekilde hizmet etmeyi öğretemiyoruz. İnşallah, Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenazesindeki manzaralar doğru okunur, fikir ve görüşleri iyi anlaşılır, kimseyi ötekileştirmediği, başına gelen onca zorluğa rağmen yılmaması örnek olur...
Bizim en büyük sıkıntımız, farklılıklarımızı çeşitlilik olarak görememenin yanında, hepimizin bu vatanın evlatları olduğumuzu unutmaktır. Çoğumuzun siyaseti, siyaseti bu millete hizmet etmek için bir araç olarak görmemek, insanları düşünceleri yüzünden suçlamak, kılık ve kıyafetlerine göre hüküm vermek, her işi para için yapmak ve kısa vadeli düşünmek...
İşte kısa vadeli düşünmeyen, inandığı dava uğruna mücadele ederken diğer görüşlere saygılı olan, ufku geniş, kısa ömrüne çok çileler ve hizmetler sığdıran bir liderin cenazesi böyle oluyor... Tüm millet ve ona hiç oy vermeyen bütün insanlar, onun ne kadar değerli bir insan olduğunu daha iyi anlıyor ve samimi gözyaşı döküyorlar...
Demek ki amaç millete hizmet etmek ve istisnasız herkesi kucaklamak olunca böyle uğurlanıyor ötelere sonsuzluğa insanlar. Bir Anadolu delikanlısı böyle seviliyor, genç yaşlı herkesi vefatıyla gönülden selâmlıyor. Evet, böyle iyi yetişmiş delikanlılara ihtiyacımız var ve bu insanlar kolay yetişmiyor, biz de onları iyi anlayamıyoruz...
Anne baba olarak en önemli işimizin çocuklarımızı iyi yetiştirmek ve vatan millet sevdalısı yapmak, önce kendilerine sonra çevrelerine faydalı insanlar olarak eğitmek olduğu iyi anlaşılmalı....
Sağlıcakla kalın.