"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

HİÇ BİR İŞİMİZ ÇOCUKLARIMIZDAN

 Bir Anne: Ne yapacağını şaşırmış, bir tarafta onu  kendisine bırakmayan çevresi, diğer tarafta çocuğunun düzeni; yeteri kadar güçlü olamadığı ve hayır demeyi bilemediği için, çocuğunun düzenini feda etmiş, çocuğu ise uyku saatlerini şaşırmış, hırçın, huzursuz ve sağlıksız…

 Nerede hata yaptığını bile bilemiyor ve tüm öfkesini çocuğundan çıkarıyor, henüz üç yaşındaki çocuğunun kendisine  mukaddes bir emanet olarak verilmiş olduğundan habersiz dövüyor, bakmaya dahi dayanamıyor insan…

 Bir Anne: İki erkek çocuğunun annesi, karşıdan bakınca işi zor gözüküyor, yaşları birbirine yakın iki erkek çocuğu, hareketli sağlıklı, dinamik ve özgüven sahibi iki küçük adam…Bu anne, apartmanda oturduğu halde çocuklarıyla nasıl ilgilenmesi gerektiğini keşfetmiş, onlara yumuşak basket topları ve potaları almış, mukavva kutuların altını delip topları oraya da atıyorlar, evinin her yeri halı, yani alt kattan bir şikayet de yok. Arta kalan zamanlar da onlarla kitap okuyor, çizgi film izliyor ve onlar üzerinde konuşuyor, geleceğe sağlam iki adam yetiştiriyor…

 Bir Anne: Çocuğu henüz bir yaşında, onu yedi aylıkken dünyaya getirmiş. Bir komşusu ilk çocuğu olduğu için ona çocuk sağlığı, eğitimi ve psikolojisiyle ilgili bir kitap hediye etmiş. Bu kitabı, “Sonra okumaya fırsat bulamazsın, şimdi çocuk bakımını öğrenirsen hem çocuk, hem de senin için daha iyi olur” diyerek henüz birkaç aylık hamileyken vermiş. Çocuğu yedi aylık dünyaya gelince aldığı kitap sayesinde çocuğunu bilinçli bir şekilde zorlanmadan büyütmüş. Çocuk sağlığı ile ilgili kitap okumayı hiç düşünmezken bu kitap bir başlangıç olmuş. Bu konuda başka kitaplar da almış, işin içine eşini de dahil etmiş, kendisine böyle bir kitap hediye eden komşusuna hayır duaları ederek bu kitapları okuyor. O da bundan sonra evlenenlere evlilikle ilgili kitaplar, doğum hediyesi olarak da çocuk eğitimi ve sağlığıyla ilgili kitaplar almaya karar vermiş….

 Bir Anne: Vaktinin çoğunu dizi film izleyerek, bu sırada da kızına çeyiz hazırlayarak geçiriyor. Kızı on dört yaşında, yani tam ergenlik çağı. Mahallede en güzel ve en çok çeyiz kızında olmalı diye düşünüyor, hem çok hem de güzel olmalı!.. Ama kızının içinde yaşadığı fırtınaları önemsemiyor, kızıyla sohbet etme, ona kendi çocukluğunu anlatma, zamanın tehlikelerinden bahsetme gibi kaygısı hiç yok, çünkü çeyiz ona göre çok önemli, serilip gösterilecek ya….

 Bu örnekleri çoğaltabilirsiniz, çevremiz de olumlu örnekten çok olumsuz örnekler var ne yazık ki…

 Siz bu satırları okurken Anneler Günü yaklaşıp gündemimize girmiş olacak. Annelerimize hediye almayı düşüneceğiz, bazı anneler huzurevlerinde boyun bükerken, bazıları da kendi evlerinde evlâtlarını beklerken, hürmete, hizmete, sevgiye, ilgiye muhtaçken…

 Ama bunu sorumluluğunu sadece evlatlara yüklemek, haksızlık olmaz mı? Yüreklerine merhamet ve sevgi tohumları ekilmeyen, ilgisizce büyüyen pek çok evlat var ve ne yazık ki pek çok anne evlatlarını markalı giydirerek, sadece dünyaya ait tahsil yaptırarak vazifelerini yaptıklarını zannediyor. Ahiret bilinci verilmeyen  bir çocuk da başka türlü davranamıyor,

 Bir bahçeye gül ekerseniz güller biter, hiçbir şey ekmezseniz dikenler biter…

 Sağlıcakla Kalın.

06.05.2009