Güzel dil Türkçe bize ,
Başka dil gece bize,
İstanbul konuşması,
En saf, en ince bize.
Lisanda sayılır öz,
Herkesin bildiği söz,
Manası anlaşılan,
Lügata atmadan göz.
Türklüğün vicdanı bir,
Dini bir vatanı bir,
Fakat hepsi ayrılır,
Olmazsa lisanı bir.
Ziya Gökalp.
Bu hafta size üniversite imtihanı ile ilgili bir yazı yazmayı düşünüyordum, ama bir yıldır heyecanla beklediğimiz Türkçe Olimpiyatları başladı. Yine yüreklerde fırtınalar koparıp, gözlerden pınarlar akıttı, Rahmetli Şerif Benekçi hocam sağ olsaydı o da bu konuyu yazardı, çünkü bu olimpiyatların anlam ve önemi herkes tarafından anlatılmalı ve anlaşılmalı. Bu önemli faaliyet herkes tarafından ayakta alkışlanmalı, verilebilecek her türlü destek verilmeli…
Bu yıl da sadece şarkı yarışmasının finalini seyredebildim, sunucuların başarılı oldukları daha ilk dakikalarda anlaşılıyordu, jürü üyeleri tanıtıldı ve yarışmaya kına gecesiyle başlandı. Afrikalı yanık sesli bir çocuk bir Urfa türküsü söyledi, diğeri çiğ köfte yoğurdu, bunlar hayallerin ötesinde sahnelerdi, sonra bu değişik yörelerin kına gecesine dönüştü, insan bu çocukların başarıları karşısında şaşırıp kalıyordu. Şarkılar değişik sanatçıların şarkılarıydı, ama bu yıl diller Türkçe'ye bir başka döndürülmüş, bir başka öğretilmişti. Demek ki bu işte öğreticiler de epey mesafe kat etmişlerdi, bunu en iyi Mozambik'ten bir çocuk Sivas'ın yollarında isimli türküyü söylerken hissettirdi.
Yabancı bir ülkede, o ülkenin dili, o insanlara ancak bu kadar iyi söylenebilirdi. Bu çocuklar heyecanlarını kontrol etmeyi geliştirmiş ve medeni cesaret konusunda da iyi eğitim almışlar, bunu izlerken çok iyi hissettim. Jüri üyelerine söz verilince de ortak kanaatleri olarak “Hepsi birinci oldu” denildi. Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, “Ses bayrağımızın bu kadar muhteşem kullanılmasından onur duyuyorum ve emeği geçenleri kutluyorum” dedi . Fatih Kısaparmak da, “Tarihin yazıldığı anlar yaşıyoruz, Anadolu'dan kopacak bir rüzgarın, dünyada ne fırtınalar koparacağının ispatıdır” dedi ve emeği geçenleri o da kutladı. Orhan Hakalmaz ise, “Otel, mağaza gibi yerlerin isimlerini İngilizce koyma ve onların yarışmalarına İngilizce'yle katılma hevesimiz varken, Türkçe'mizi dünyaya öğreten bu olimpiyatları gönülden kutluyorum'”dedi. Ertuğrul Erkişi de, “Dünyada bir çok kavram erozyona uğramış durumda. Bu güzelliklere vesile olan işadamlarımızı ve öğretmenleri tebrik ediyorum” dedi. Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Halit Akalın, “Bu gençleri yetiştiren öğretmenleri kutluyorum, Türkçe onların sayesinde dünya dili olacak, hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum” dedi.
Bu yıl Peygamber Efendimizi medh-ü Sena eden ezgilere de yer verildi ve eminim bu da pek çok insan için bu olimpiyatları daha çok unutulmaz yaptı. Necip Fazıl Kısakürek'ten okunan İstanbul şiiri İstanbul sevgisini gönüllerde bir kez daha yaşattı. Sonrasında, koroyla söylenen İstanbul şarkıları da elimizden tutup bizi İstanbul'a götürdü. Çocukların her biri salonda Türkçe çiçekleri olup açtılar ve bizi bir kez daha fethettiler.
Başlangıçta 17 ülkeyle yola çıkılan bu olimpiyatta bu yıl 115 ülke vardı ve bu olimpiyatın ana fikrini Kenya'dan bir çocuk söyledi, “Anadolu benim, ben de sizdenim!” bu söz öyle çok şey söylüyordu ki, kelimeler kifayetsiz kalacak türdendi…
Aldığım notların hepsini sizinle paylaşmayı isterdim ama , söylemek istediklerimle birlikte bu gazeteye sığmazlar, ama eminim sizler de aynı şeyleri hissediyorsunuz. Bir kez daha bu olimpiyatlarda emeği geçen herkesi gönülden kutluyor, önlerinde hürmetle eğiliyorum. Ödülleri bu dünyaya sığmaz, Allah yar ve yardımcıları olsun.
Sağlıcakla kalın.
Not: Siz bu satırları okurken üniversite giriş sınavına sayılı günler kalmış olacak. Allah'tan tüm insanlığa, ülkemize faydalı olacak gençlerimizin önlerinin maddi ve manevi olarak açılması için niyazda bulunalım, hepsi de iftihar edeceğimiz insanlar olsunlar inşallah.