"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

KUR'AN ÖĞRETİMİ ve YAZ KURSLARI

 Okullarımız kapandı. Öğrencilerimiz yaz tatiline girdiler. Ancak eğitim sistemimizin akışı içinde çocuklarımızın dinlerini, Kur'an'larını öğrenme ihtiyaçları maalesef giderilemiyor. Buna bir çare olarak, bildiğiniz gibi Yaz Kur'an Kursları düşünülmüş.

 Yaz Kur'an Kursları bu bakımdan çok önemli bir hizmet ifa etmekle birlikte, mevcut haliyle kesinlikle yetersiz olduğunu ve anne-babaların bu konuda özel gayret etmeleri gerektiğini öncelikle belirtmek isterim. Meselenin sadece bir tatil meşgalesi olarak anlaşılmayıp, gereken ciddiyet ve itina ile ele alınması gerekiyor.

 Kur'an okumayı öğnrenmek her ne kadar çok zor bir iş değilse de, Kur'an harflerinin kendilerine mahsus okunuş şekilleri (meharic-i hurûf) olduğu ve bilen birisinden (fem-i muhsin) öğrenmek gerektiği unutulmamalıdır. Başlangıçta yanlış öğrenmemeye özen gösterilmeli, çünkü yanlışı düzeltmek yeniyi öğrenmekten daha zordur.

 Asırlar boyu bütün insanlığa, ilim, irfan, medeniyet ve fazilet dersleri vererak cihanı aydınlatan Kur'an-ı Kerim, Yüce Allah'ın (c.c.) bizzat kendi sözüdür. Kur'an'ın hem lafzı, hem de manası Cenab-ı Hakk'a aittir. Bu sebeple sadece manası değil, sözleri de kudsîdir; aynı derecede kıymet ve önem taşır. Asırlardan beri Kur'an hakikatleri kalplerde ve akıllarda taht kurarken, lafızları da dillerde, hafızlarda ve gönüllerde en büyük mevkii almıştır.

 Bu itibarla en son ve en mükemmel ilâhî kitap olan Kur'an-ı Kerim'i okumak başlı başına bir ibadettir. En büyük manevî zevk ve mutluluk onu tilavet ederken yaşanır. Aynı zamanda diğer ibadetlerimizin büyük bir kısmını da, ancak Kur'an okuyarak ifa edebiliriz. Mesela, dinimizin en başta gelen emirlerinden olan namazı Fatiha okumadan, sûre ve ayet okumadan kılabilir miyiz?

 Şüphe götürmeyen bu önemi sebebiyledir ki, her mümin Kur'an öğrenmeye can atar. Öğrenmenin en önemli çağı da, bildiğiniz gibi küçük yaşlardır. Bu sebeple çocuklarımıza Kur'an öğretmek en başta gelen vazifelerimiz arasındadır.

 Millet olarak yükselmemiz, maddî ve manevî huzura erişmemiz de büyük ölçüde buna bağlıdır. Zira insanı Yaratan, insanın dünya ve ahiret saadetini Kur'an'la çizmiştir. Kur'an'sız bir hayatın mutluluğa ulaşamayacağına inanıyoruz. Kur'an'dan uzak yetişen nesillerin başımıza neler açtığını, hep birlikte müşahede etmiyor muyuz?

 Dünya ve ahiret hayatında huzurun Kur'an-ı Kerim'e sarılmakta olduğunu gösteren şu ayet-i kerime meallerine birlikte bakalım:

 “Artık benden size bir hidayet geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa, işte o sapıklığa düşmez ve ahirette zahmet çekmez. Her kim de benim zikrimden (Kur'an'ımdan) yüz çevirirse, (dünyada) ona dar bir geçim vardır. Kıyamet gününde onu kör olarak haşr ederiz. Rabbim, beni niçin kör olarak haşr ettin, der, hâlbuki ben görüyordum? Cezan böyle, buyurur Allah, sana ayetlerimiz geldi de sen onları unuttun. Bugün de öylece unutuluyorsun. İşte Kur'an'dan yüz çevirenleri cezalandırdığımız gibi, şirke varıp Rabbinin ayetlerine iman etmeyenleri de böyle cezalandırırız. Şüphesiz ki ahiret azabı daha şiddetli ve devamlıdır.” (Taha Suresi, Ayet: 123–127)

 Mealini arz ettiğimiz bu ayetler gösteriyor ki, huzurlu bir dünya hayatı isteyen Kur'an'a sarılsın! Ebedi ahiret saadeti isteyen Kur'an'a sarılsın! Dünyada aziz olmak isteyen Kur'an'a sarılsın! Yolunu şaşırmamak isteyen Kur'an'a sarılsın! Efendimizin şu tavsiyesini can kulağıyla dinleyelim:

 “Size, biri diğerinden daha büyük olan iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe, benden sonra asla dalalete sapmazsınız. Biri, gökten yere uzanmış bir ip olan Allah'ın kitabı: Kur'an; diğeri ise sünnetimdir... Dikkat ediniz! Bu iki meselede bana nasıl arka çevirirsiniz?” (Müslim, Tirmizî)

 1900'lü yılların başında İngiliz Müstemlekât Nazırı (Sömürge Bakanı) kendi meclislerinde elinde Kur'an'la şöyle konuşur: “Bu Kur'an Müslümanların elinde oldukça biz onlara hükümran olamayız. Ne yapıp edip, ya bu Kur'an'ı onların elinden almalıyız, ya da onları Kur'an'dan soğutmalıyız ve uzaklaştırmalıyız.” Ne dersiniz, değerli okuyucularım, bu düşüncenin çeşitli şekillerde İslâm ülkelerinde uygulanmakta olduğunu görmüyor muyuz?

 Bütün bunlar Yaz Kur'an Kurslarının önemini göstermektedir. Çocuklarımızı gönderelim, takip edelim, teşvik edelim. Sıkmadan, usandırmadan onların Kur'an'ımızı öğrenmesini sağlayalım. Hz. Peygamber Efendimizin, “Sizin en hayırlınız, Kur'an-ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir” (Buharî, Tirmizî, Ebû Davud, İbn-i Mâce) hadis-i şerifi şevk kaynağınız olsun.

01.07.2009