"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

"Gençliğim geçip gitmiş"

VAKİT DAR OLSA GEREK.
HEP İÇİM ÜRPEREREK DİYORUM,
VAKİT DAR OLSA GEREK.

BİNMİŞİM BİR GEMİYE
VE BÖYLE BİTEVİYE GİDİYORUM,
BİR DİYAR OLSA GEREK.

BELİRSİZ BİR ÂLEMDE,
EKSERİ PENCEREMDE BEKLİYORUM,
BİR BAHAR OLSA GEREK.

Takvim yaprağına bakınca şaşırdım kaldım. Eylül ayı bitmiş, hem de bir Allah'a ısmarladık bile demeden gitmiş…

 Eylül, diğer aylardan daha çok sonbaharı anlatır, hatırlatır bize geçmişi ve gitmişi. Şu karşıdaki parkta oturan ihtiyarın lisan-ı haliyle "gençliğim geçip gitmiş" demesine benziyor bu gidiş.

 Bir gün ömrümüzde işte böyle geçip gidecek, bir namazlık saltanatımız olacak musalla taşında. Ve bizi toprakla buluşturur buluşturmaz, hayat kaldığı yerden devam edecek. Hayata devam edenler de kendi sonlarına doğru adımlar atacaklar. Çünkü her geçen gün hepimiz bu bitişe ve gidişe doğru gidiyoruz, istesek de istemesek de…

 Geçen yıl Eylül ayında aramızda olanlardan kim bilir kaçı yok dünyamızda. Dünya misafirhanesindeki süreleri dolmuş ve göçüp gitmişler sessiz sedasız, aynı Eylül'ün gidişi gibi…

 Her ayrılığın bir kavuşma, her bitişin bir başlangıç olduğunu bilmek rahatlatıyor insanı. Tıpkı ağaçlardan düşen ve ayrılığı yaşayan yaprakların toprakla buluşması ve orada yeniden hayat bulması gibi.

 Ve belki de hayatı en iyi anlatan şey ölüm. Her yıl, sonbaharı görüyor, ama her insan hayatının sonbaharını göremeyebiliyor, daha gençken sona erebiliyor hayat…

 Bitiş zamanı belli değil ve o yüzden hep hazırlıklı olmak, hep iyi insan olarak yaşamaya çalışmak gerekiyor. Nasıl ilkbaharda ölmüş gibi görünen toprak ve ağaçlar diriliyor, bu diriliş de çok çabuk oluyorsa, aynı öyle dirileceğimizi hiç unutmamak gerekiyor.

 Aslında sadece sonbahar değil, bütün mevsimler ne kadar güzel anlatıyor hayatı, okumasını bilene bir kitap gibi. Ancak sonbahar, yeryüzünün ve gökyüzünün hareketli olduğu bir ay ve sonbaharın renkleri ilkbahardan daha fazla. Bu ayda bulutların acelesi var, koşturuyorlar vazifelerine. Ve bize sona yaklaşmayı haber veriyor, yani kışa, yani ölüme. O yüzden hüzünlü ve kasvetli geliyor insana. İhtiyarlık gibi son ürünler alınıyor ve bağda bahçede bir şeyler bırakılmıyor bu ayda. Aynı ihtiyarların torunlarını karşılarına alıp güzel şeyler öğretmeleri gibi, sonbaharda bir taraftan gelecek yılın tohumları ekiliyor…

 Her mevsim bizimle yüksek sesle konuşuyor, dilerseniz dört mevsimin bizimle konuşmasını bir başka müstakil yazıda kaleme alalım.

 Şimdilik sonbaharı dinleyelim…

 Sağlıcakla kalın.

07.10.2009