"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

Yetim buluşmasında bir çocuğun ifadesi; "Türkiye'yi annem gibi buldum"

 Mutfağımda bana yol arkadaşlığı yapan radyom son günlerde İnsani Hak ve Hürriyetler Yardım Derneğinin düzenlediği bir yetim buluşmasından söz ediyordu. Büyük bir gösteri merkezinde gerçekleşen bu buluşmayı izlemek bana da nasip oldu. Pek çok radyo ve tv'den de canlı olarak verilen bu programı ben de tv'den izledim.

 Programda, İHH Yardım Derneği Başkanı yaptığı konuşmada dünyada 143 milyon yetim çocuk bulunduğunu, 60 milyon çocuğun aç yattığını ve ne yazık ki her yıl 2,5 milyon çocuğun da kaçırıldığını söyledi. Bu yetim ve aç yatan çocuklar, en çok savaşın yaptığı yıkımlar sonucu bu hale gelmişlerdi. O sebeple bu çocuklarla ilgilendiklerini, onun için değişik ülkelerden sembolik olarak çocuklar getirdiklerini ve bu organizasyonla destek istediklerini anlattı.

 Ayda 70 TL gibi bir ücretle bir yetimin kendi ülkesinde ihtiyaçlarının karşılanacağını ve bu sayede bizim onlara değil, onların bize vereceğini, onların bize cenneti hatırlatacağını anlattı. Daha sonra Kırgızistan'dan gelen yetimler "Uzak yoldan geldik yengeler" isimli müzikli gösterilerini sergilediler. 10 farklı ülkeden yetimler gelmişti. Gösterilerinde çocukça ve masum oyunlarını kendi dillerinde sergilediler. Özetle, "Biz çocuğuz ve güneş bizimle doğar, biz gülmezsek düğünler olmaz. Ya Rab! bize yardım et, biz çocuğuz gelin görün bizi" diyorlardı.

 Değişik ülkelerden gelen gruplar rap tarzı müziklerini tanıttılar. Burada Etiyopya, (eski adıyla Habeşistan) Çeçenistan, Pakistan, Kırgızistan, Irak gibi ülkelerin yetim çocukları vardı.

 Tanınmış isimlerin görüşleri alınmıştı. Nazlı Ilıcak, "Yetim kalmış çocuk susuz kalmış çiçeğe benzer, onlara birkaç damla su verebilirsek ne mutlu bize" dedi. Sırrı Süreyya Önder ise, "Ben de yetimim, bu benim tek mertebem" diyerek bir anısını paylaştı. Önder, "Çocukken ödevimi dedem yapmış ve öğretmen beni dövmüştü. Dedem okula gelerek öğretmenimi 'Bir yetimi döven peygamber efendimizi dövmüştür' diyerek azarlamıştı" dedi.

 Psikiyatrist Nevzat Tarhan'da, "Peygamber efendimiz de bir yetimdi, ellerinden tutarsak yetim kalmayacaklar ve bu iki taraflı bir kazanım" diyerek düşüncelerini açıkladı. Spor yazarı Ahmet Çakır'da en çarpıcı cümlelerden birini söyledi, "Yetimlerine sahip çıkamayan dünya kendisi de yetim kalacaktır". Oya Akgönenç, "Şefkat gören çocuk şefkat gösterir, peygamber efendimiz de bir yetimdi, ilgilenildiğinde tarihi değiştirecek büyükler olurlar" diyerek çok doğru tespitlerde bulundu. Ve slaytla peygamber efendimizin bir hadis-i şerifi hatırlatıldı, "Kim bir yetimle ilgilenirse cennette şu iki parmağımın yan yana oluşu gibi benimle yan yana olur."

 Filistin'den çocuk getirilememişti, çünkü iki kapısı olan ülkenin biri İsrail'e biri de Mısır'a açılan iki kapısından da izin çıkmamıştı. Canlı olarak bağlanıldı ve oradaki çocukların şiir ve dualarına eşlik edildi.

 Ömer Karaoğlu muhteşem bir finalle programı kapattı. Yetimlerin sesi oldun diye İngilizce, Arapça, ve Türkçe sözlerle bir şarkı söyledi. "Yetimlerin rengi, ırkı farksızdır. Tüm yetimler siz yoksanız yalnızdır". Bu şarkı merhametin, insan olmanın renk, ırk, dil ve din farkı gözetmediğini anlatıyordu.

 Yapılan çalışmalar gerçekten takdir edilmeye lâyıktı. İnşallah dünyanın her yerinde akan kan durur ve öfkeler kabardığında en çok masum insanların zarar gördüğü anlaşılır. Böylece barışın aydınlattığı bir dünyaya görmek umuduyla…

 Sağlıcakla kalın

 NOT: Bu güzelliğe katılmak isteyenler www.ihh.org adresine başvurabilirler.

28.10.2009