"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

BİR GÜN UNUTULDUĞUMUZ BİLE UNUTULACAK

 Geçen gün telefonuma yeni bir numara kaydedecektim, ama yer yoktu. İlk sıralarda yer alan ve altı ay kadar önce vefat eden bir yakınımın numarasına takıldı gözüm, acaba onu silip yeni numarayı oraya mı yazsam diye düşünürken, hüzün bulutları üşüşüverdi. Hayat böyleydi işte; bir gün bizim de numaralarımız silinecek telefonlardan, sesimiz, simamız yavaş yavaş unutulacak…

 Acı ama gerçek. Bir yıl önce, hatta ölmeden on gün önce o yakınımızın öleceğini bilmiyorduk. Gençti ve tatilde geçirdiği bir kaza neticesinde on gün yoğun bakımda kaldı ve vefat etti. Güle oynaya gittiği tatilden cenazesi geldi. Şimdi, “acaba telefonumdan numarasını silip yer açsam mı?” diye düşünüyorum. Silemedim, ama daha ne kadar zaman durur bu numara bilemiyorum. (En çok, ben ölünceye kadar) Evet, hepimizin kapısını bir gün çalacak ölüm. Bunu hepimiz biliyoruz, ama hayatın akışı içinde unutuveriyoruz. Mezarlıkları da şehrin iyice şehrin dışına taşıyoruz. Atalarımız ölümü unutmamak için yakınlarının cenazesini evinin bahçesine gömermiş, özel bir mezarlık yokmuş, şimdi Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi.

 Ölüm sık düşüldüğünde hayatın önemi anlaşılır ve oraya götürebileceğimiz güzelliklerin peşinden koşarız. Pek çok insanın anladığı gibi, ölüm düşüncesi karamsarlığa, ümitsizliğe sürükleyen bir düşünce değildir, olmamalıdır da. Çünkü ölüm bir son, bir bitiş değildir. Ebedi hayatın başlangıcı, boyut değiştirmedir ölüm. Ama pek tabiî ki önden giden yakınlarımızı, tanıdık ve sevdiklerimizi özlüyoruz. Onun için zaman zaman rüyalarımıza gelip misafir ediliyorlar, hatta hayatın bir rüya olduğunu anlatıyorlar.

 Dünyanın bir misafirhane, bir bekleme salonu olduğunu unutmadan, yaşadığımız her anın, söylediğimiz her sözün, davranışlarımızın kaydedildiğini ve sorumlu olduğumuzu unutmadan yaşamamız gerekir.  Hayatın, sağlığın, varlığın hakkını vermemiz gerekiyor. Kolay değil, ama imkânsız da değil, İnşallah gerekli gayreti gösterdiğimizde başarılı oluruz.

 Hz. Mevlana, “Kime ne verilmişse ödünçtür” diyor. Ödünç aldığınız bir şeyi ne kadar rahat kullanırsınız? İşte verilen her şey ödünç, bir gün geri alınacak ve hesabı sorulacak. Ne zaman geri alınacağını da hiç birimiz bilmiyoruz. Atalarımızın dediği gibi, “yarın ölecekmişiz gibi ahiret için, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için” çalışmamız gerekiyor.


 Pişman olmayacağınız bir hayatı yaşayın, ölüm meleği gelip bizi bulduğunda hayırlı ve iyi işlerin üzerinde bulsun, hayatınızın en mutlu anı ölüm anınız olsun inşallah…

 Sağlıcakla kalın.

13.01.2010