"Kütahya'nın haber Tellal'ı TELLAL GAZETESİ'ni mutlaka okuyunuz." . TEKiN OFSET tarafından yayınlanmaktadır.

Ahmet Hakan Dönmez

Diğer Yazıları >>

Baharla Yeni Dirilişlere

 Sevgili dostlar! Bu gün üç mart. Yavaş yavaş baharın girdiğini hissetmeye başladık. Havaların ısınmasıyla birlikte yepyeni bir kıpırdanma görüyoruz çevremizde.

 Sonbaharın veda etmesiyle birlikte ölen mahlûklar, kış uykusuna yatan hayvanlar ve yapraklarını dökerek adeta kuru kemikler halini alan ağaçlar baharın girmesiyle birlikte yeniden hayat sahnesine çıkıyorlar.

 Evet, baharın simgesi olan çiğdemlerin çıkışı, otların tekrar canlanarak yeşil bir örtü gibi yeryüzünü kaplaması, kışta yapraklarını dökerek, tıpkı her şeyinden sıyrılmış iskeletlere dönen ağaçların yeşil yapraklarla donatılması, gerçekten muhteşem manzaralar teşkil etmektedir.

 ***
 İbretle seyredilmesi ve üzerinde hayretle düşünülmesi gereken bu muhteşem tabloyu Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerimde, hem kendi varlığına ve birliğine, hem de öldükten sonra tekrar dirilmeye delil olarak gösteriyor. Birkaç örneği birlikte inceleyelim:

 “Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'ın kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir ve kabarır. Şüphesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ölüleri de diriltir. Doğrusu O'nun her şeye gücü yeter.” (Fussilet Suresi, Ayet: 39)

 “O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız.” (Rum Suresi, Ayet: 19)

 “Şimdi bak Allah'ın rahmetinin eserlerine! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor? Şüphe yok ki O, mutlaka ölüleri diriltir. O her şeye kadirdir.” (Rum Suresi, Ayet: 50)

 “Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgârları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta… şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır.” (Bakara Suresi, Ayet:164)

***
 İlkbaharın girişiyle birlikte yeniden canlanan bitkilerin ve ağaçların, yeryüzündeki hayat açısından ne denli büyük önem taşıdığı hepinizin malumudur. Bitkiler olmazsa, oksijenden ve hayvanların yaşayabilmesinden söz etmek bile mümkün olmaz. Bitki ve hayvanların olmadığı yerde insanların yaşaması imkân haricidir.

 Bunun için Yüce Yaratıcı varlıkları yaratırken de bu sırayı gözetip yeryüzünde önce bitkileri, sonra hayvanları, en son olarak da insanları yaratmıştır. Bu sebeple bitkiler ve ağaçların kıymeti çok büyüktür.

 Gönüller sultanı sevgili Peygamberimizin ağaç dikme konusundaki şu ifadeleri, bitkilerin yeryüzündeki hayat açısından taşıdığı önemini çok veciz bir şekilde ortaya koymaktadır:

 “Kıyamet koparken sizden birisinin elinde bir hurma dalı bulunur da, bunu kıyamet kopmadan dikmeye imkânı olursa, mutlaka onu diksin, bırakmasın.” (Buhari, Tecrid-i Sarih, c.7, s.124)

***
 İlkbahar yeryüzünde yeniden diriliş demektir. Bitkilerin ve hayvanların canlanmalarını ibretle izlemek elbette çok güzel. Ağaçların rengârenk çiçek açarak adeta birer gelin gibi süslenmelerini derin bir tefekkür içinde seyrederken büyük haz duyuyoruz. Dünyamızın çeşit çeşit bitkilerle, çiçeklerle kaplanışını ve bunların hayranları olan hayvanlarla şenlendirilerek cıvıl cıvıl bir manzara oluşmasını ibretle seyrediyoruz. Seyrederken, maddi sahadaki bu canlanmanın manevi alanda da yaşanmasını arzu ediyoruz. Bu noktada büyük üstad Bediüzzaman'ın şu müjdeli sözlerini arz etmek yerinde olacak sanırım: “Ben acele ettim kışta geldim. Sizler cennet âsâ bir baharda geleceksiniz…”

 Küfür ve dalâletin, fısk ve sefahetin, zulüm, ahlaksızlık ve günahların kışında bunalan insanlık iman ve hidayet, hak ve adalet baharına hasret kaldı. İnançtan, ahlâktan, sevgiden uzaklaşarak çoraklaşan, kararan ve katılaşan kalplerimizin, manevi bir bahar mevsiminin hoş meltemi ve rahmetiyle canlanmasını rahmeti İlahiyeden umuyor ve bekliyoruz.  Bugün sosyal hayatta yaşanan olaylar, kaydedilen gelişmeler, inşaallah bu manevi baharın müjdecisi olsun. Niyazımız o ki, bu baharın gelişi gecikmesin ve daha fazla sıkıntılı olmasın.

03.03.2010