Cem Davran 'bir sürü sansasyonu üzerime yapıştırmaya çalıştılar'

Cem Davran, BluTV’nin yeni dizisi: ‘7Yüz: Büyük Günahlar’daki oyunculuğuyla büyük beğeni topluyor. Posta'ya konuşan 53 yaşındaki oyuncu kendisi ile igili bir çok konuya değindi...

Cem Davran 'bir sürü sansasyonu üzerime yapıştırmaya çalıştılar'
Cem Davran 'bir sürü sansasyonu üzerime yapıştırmaya çalıştılar' Engin Kaşdaş
Bu içerik 116 kez okundu.

BluTV'deki diziniz '7Yüz: Büyük Günahlar' nasıl gidiyor?
 
Harika! Sosyal medyada yazılanları okuyunca gülüyorum. "Bir gün Cem Davran'ı öveceğim aklıma gelmezdi" diyen bile var. Ama ben zaten 10 yıldır başka damardan yürüyorum. Oynadığım dizilerde de filmlerde de ona göre seçimler yapıyorum. Böyle bir süreçte geldi bu senaryo. O kadar etkilendim ki çeviri zannettim. Tunç Şahin'in yazdığı müthiş bir hikaye.
 
Filmlerinizin tarzı da değişti...
 
Doğru. 'Kumarbazlar', 'Bir Ses Böler Geceyi', 'Ve Panayır Köyden Gider' tamamen sanatsal kaygılarla yapıldı. Bu bir günde olmuyor tabii. Yıllar içinde öyle bir hayat kurdum ki, artık gerçekten inandığım işlerin içinde olma, inanmadıklarıma hayır deme lüksüm var.
 
Nelerle meşgulsünüz şu ara? 
 
Yakın zamanda Tokat, Turhal’da güzel bir hikaye çekeceğiz. Onun heyecanını yaşıyorum. Diğer yandan tüm enerjimi, zamanımı İstanbul Halk Tiyatrosu için harcıyorum.
 
İstanbul Halk Tiyatrosu nasıl kuruldu? 
 
Aslında yıllardır var ama bizim kapısını kapatıp sahalara kadar çalışacağımız, aktörlüğümüzü demlendireceğimiz yeni bir alana ihtiyacımız vardı. Yıldıray Şahinler, Erkan Can ve Bahtiyar Engin'le kafa kafaya verip Ümraniye'deki yeni salonumuzu açtık. Burası, Erkan Can'ın tabiriyle, yeni‘kayıkhanemiz’.
 
Maliyetli bir iş değil mi? 
 
Öyle tabii. Ama yıllar içinde öyle dostlar biriktirmişim ki, bunu farkettim. Bir telefonumuzla bütün dostlarımız koştu. Mahmut Koç, Orhan Bayrak, Rıdvan Çeliker... Köy enstitüsü mantığıyla, tamamen imece usulü oluştu.
 
'Alevli Günler' oyununuzu 10 kere izleyenler var...
 
Ben 20 kere geleni biliyorum. Irmak Bahçeci'nin yazdığı bir hikayeydi. Sonra üzerine tüm birikimimizi akıtarak geliştirdik. Aylarca çalıştık. 2010'dan beri kapalı gişe oynuyoruz. Ülkenin ve dünyanın durumu malum. Böyle zamanlarda ülkelerin sahip olduğu kültür potansiyeli yeniden filizlenir genelde. Oyunda da söylüyorum, "Burası Diyanet İşleri Başkanlığı" diye. Kimseyi kırmadan, dökmeden yapmaya çalışıyoruz bir şeyleri. Bunun da etkisi büyük
 
Birilerini rahatsız etmeden tiyatro yapılır mı? 
 
Bütün inançlara saygılı olmak zorundayız. Tiyatro birleştiricidir aynı zamanda. Evet, doğası gereği birilerini rahatsız da eder ve etmek zorunda. Ama belli bir kitleyi rahatsız etmek üzerine yola çıkarsanız bu olmaz.
 
Lale Mansur, "Faşist bir oyunda demokratı oynamam. Ama demokrat bir oyunda faşisti oynarım" demişti...
 
Tiyatronun böyle aforizmik cümlelerle ifade edilmesi tuhaf geliyor. İnsanlıkla, sonsuzlukla kardeş bir var oluştan bahsediyoruz neticede.
 
İdeolojik olarak inanmadığınız bir hikayenin içinde olur musunuz? 
 
Beş yıldır 'Bezirgan' oyununu sahneliyoruz. Moliere'in 1664'te kaleme aldığı 'Tartuffe' eserinden uyarlama. Oyuna gelenler diyor ki, "Bravo valla! son üç yıldır Türkiye'de yaşananları, FETÖ' yü ne güzel oyunlaştırmışsınız.” Oysa bu
çok eski bir hikaye. Ama klasik sanat böyledir işte. Sanat Tarihi böyledir.
 
Fethullah Gülen'in hayatı çekilse oynar mısınız yani? 
 
Sadece ‘birinin hayatı’, ‘birinin sözü’ diye bakmam, ruhumun neresine dokunuyor diye bakarım.
 
Yeni nesil oyuncular, “Eşcinseli oynar mısın sorusuna” cevap vermekten bile imtina ediyor. Oysa pek çok duayen oyuncu oynadı...
 
Gençleri üzmek istemem. Onları önemsiyorum. Ama oyuncuysanız her şeyi oynamak zorundasınız. Ben her şeyi oynarım, ağabeyleri olarak söylüyorum. Oynadım da, oynuyorum da.
 
Egonuzla aranız nasıl? 
 
Ben kendimi kendime unutturarak yaşayanlardanım. Bir saatten sonra beni unutsunlar isterim. Çocukken de böyleydim. Hep attığın golleri hatırlayarak nasıl yaşayacaksın?
 
Dışardan biraz maço görünüyorsunuz...
 
Doğma büyüme Kasımpaşalıyım. 26 yaşında çıktım oradan. Ne öğrendiysem Kasımpaşa'da öğrendim. Hayatta üç büyüklerimden biridir. Oradan çıkacaksın ama orada yaşadığın malzemeyi çok iyi taşıyacaksın. Babam Kemaliyeli, annem Rizeli. Melezim biraz. Kendimi sokak köpeklerine benzetiyorum. Bu da çok hoşuma gidiyor.
 
Geçmişinizde büyük sansasyonlar, inişler-çıkışlar yok. Çok sıkıcı bir adamla mı buluşacağım diye endişelendim... 
 
Aslında bir sürü sansasyonu üzerime yapıştırmaya çalıştılar ama bende iyi durmadı. Benim trajedim de bu. Kitleler arızadan hoşlanıyor. Ben görüp görebilecekleri en büyük arızayım aslında.
 
DEVAMI OKU

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ABD'de kiliseye saldırı :26 kişi hayatını kaybetti
ABD'de kiliseye saldırı :26 kişi hayatını kaybetti
Süper Lig’de son puan durumu !
Süper Lig’de son puan durumu !