Organ nakli koordinatörleri çok zor bir görevi üstleniyor !

Organ nakilleri konusunda görev yapan ekibin belki de en önemli üyelerinden olan organ nakli koordinatörleri, beyin ölümü gerçekleşen kişinin organlarını bağışlamaları için yakınlarını ikna ederek, çok zor bir görevi üstleniyor.

Organ nakli koordinatörleri  çok zor bir görevi üstleniyor !
Organ nakli koordinatörleri  çok zor bir görevi üstleniyor ! Engin Kaşdaş
Bu içerik 27 kez okundu.

 

Organ nakilleri konusunda görev  yapan ekibin belki de en önemli üyelerinden olan organ nakli koordinatörleri,  beyin ölümü gerçekleşen kişinin organlarını bağışlamaları için yakınlarını ikna  ederek, çok zor bir görevi üstleniyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 25 bin kişi  bağışlanacak bir organla yaşama bağlanmayı bekliyor. Hastaların bir kısmı  yakınlarının gönüllü donör olmasıyla hayatta kalmayı başarırken, uygun bir verici  bulamayanların tek şansı beyin ölümü gerçekleşen kişilerin bağışlanan organları  oluyor.


 Organ nakli koordinatörleri de işte bu anda devreye giriyor. Beyin  ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının bağışlanması konusunda aile üyeleriyle  yapılacak dünyanın belki de en acı görevlerinden birisini organ nakli  koordinatörleri üstleniyor. Hastaneler bünyesinde görev yapan koordinatörler,  kimi zaman bir anneden çocuğunun, kimi zaman bir çocuktan babasının organlarını  bağışlamasını istiyor. Yaşadıkları büyük acıya rağmen aileleri başka hayatları kurtarmaya  ikna etmek hiç de kolay olmuyor.

 MANEVİ DOYUMU İNANILMAZ

Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları  Eğitim Araştırma Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Özlem Koç da yaklaşık 11  yıldır bu zor görevi üstlenenlerden.Mesleğinin zorluklarını ve güzelliklerini anlatan 44  yaşındaki Koç, 2006 yılında hemşire olarak çalıştığı hastanede düzenlenen organ  bağışı haftası etkinliğinde karşılaştığı bir çocuk hastanın sözlerinin kendisini  çok etkilediğini ve o gün organ nakli ailesine "koordinatör" olarak katılmaya  karar verdiğini anlattı. Hayatta en çok yapmak istediği şey sorulan böbrek hastası çocuğun,  "Doyasıya su içmek istiyorum." dediğini aktaran Koç, "O gün çok ağlamıştım, biz  var olan suyu içmiyoruz, o çocuk ise hayatta en çok doya doya su içmek istiyor  diye... Yoğun bakım kökenli olduğum için onlara yardım etmek için bu işe girmeye  karar verdim. Bu işin gelir açısından hiçbir katkısı yok. Manevi doyumu ise  inanılmaz bir şey. Gece yastığa başınızı koyduğunuzda 'Ben güzel bir şey yaptım.'  düşüncesi inanılmaz" dedi. Beyin ölümünün yoğun bakımlarda bildirimi zorunlu bir durum olduğunu  ifade eden Koç, bu vakaların kendilerine bildirildiğini ve kendilerinin de  aileyle irtibata geçtiklerini söyledi. İşin en zor kısmının bu anda başladığını  belirten Koç, "Acıyla karşı karşıya kalmış bireylerle bir görüşme yapıyorsunuz ve  o insanların canından bir parça istiyorsunuz, başka hastaların tedavisinde  kullanılmak üzere. O anda birçok karmaşık duyguya sahip olabiliyorlar. 'Bana ne '  diyebiliyorlar çünkü kendi canını, en sevdiğini yitirmiş. Böyle acı bir ortamda  çok farklı olaylarla karşılaşabiliyorsunuz." diye konuştu.

EN ZOR GÖREV ANNEDEN ÇOCUĞUNUN ORGANINI İSTEMEK 

   Aile görüşmesinde "ön yargısız" olmak gerektiğini vurgulayan Özlem  Koç, görüşme odasına girdiklerinde ailenin o andaki psikolojik durumuna hemen  uyum sağladıklarını dile getirdi.  En zor görevlerin ise çocuklar olduğunun altını çizen Koç, "Evladını  kaybetmiş bir anneyle konuşuyorsanız bizim için de bir dram oluşuyor. O anda  anneyle birlikte ağlayabiliyoruz da... Kalkıp o anne size sarılabiliyor.  Omzunuzda ağlayabiliyor ve siz de buna eşlik ediyorsunuz. Karmaşık duygular. O  anki ailenin yaklaşımıyla siz de hareket ediyorsunuz." ifadelerini kullandı.

 

 Koordinatörlük görevi sırasında kendisini en çok etkileyen olaylardan  birisinin de yine bir çocuğun beyin ölümünün gerçekleşmesiyle yaşandığına değinen  Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: "12 yaşında bir çocuğun aile görüşmesine girdim. Evde düşmüş ve başını  kalorifer peteğine çarpmıştı. Beyin kanaması geçirip beyin ölümü gerçekleşmişti.  Aile görüşmesine girdiğimde baba diyalize giriyordu. İlk başta organ bağışına  'Hayır' dediler, 'Dokunulmasını istemiyoruz.' dediler. Baba da kadavra listesinde  böbrek bekliyor, bunu aslında en iyi onlar bilirdi. Çünkü her iki tarafta da  duruyorlar. Hem bir beyin ölümü var hem de baba kadavra sırasına yazılmış ve  organ bekliyor. İlk önce 'Yok' dediler, biraz beklediler. Sonra ikisi el ele  tutuştu eşler ve 'Tamam.' dedi anne. Sonrasında süreci görmek istemediler,  imzaları atıp gitmek istediler, babanın diyaliz saati yaklaşıyormuş. Baba  istemedi ama 'Böbreği babaya olabilir mi?' düşüncesi aklıma geldi, bunu onlarla  paylaşmak istedim, baba kesinlikle reddetti. 'Ben onunla yaşayamam, onu içimde  yaşatma duygusu bana çok bencilce geliyor.' dedi. Bundan çok etkilenmiştim."

 

 Görevleri sırasında zaman zaman riskli zamanlar da yaşadıklarını  belirten Özlem Koç, beyin ölümü gerçekleşen kişinin emekli polis olan oğlunun  organ nakli için yaptıkları görüşmede şakağına tabancayı dayadığını ve "Bizi  bunun için mi buraya çağırdınız?" diye tepki gösterdiğini anlattı. O anda soğukkanlı davrandığını ve "Silahı indirin, bir konuşalım,  kendimi ifade edeyim ondan sonra yine silahı çekebilirsiniz." dediğini ifade eden  Koç, "Bir çay ikram ettim, o dönemlerde sigara kullanımı da yasak değildi bir  sigara yakın isterseniz dedim. Oturup konuştuk, sonrasında özür diledi benden."  dedi.

DÜNYANIN EN ZOR GÖRÜŞMESİ!

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü  hemşire Sevim Özgür de göreve başladığında organ bağışı konusunda yeterli bilgisi  olmadığını söyledi. 6 yıldır koordinatör olarak çalışan 47 yaşındaki Özgür,  ilerleyen yıllarda organ bağışıyla ilgili pek çok kaynağı araştırdığını,  sertifika kurslarına gittiğini ve ailelerle nasıl iletişim kurması gerektiği  konusunda kendi kendini eğittiğini anlattı.

Kaynak:milliyet

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ABD'de kiliseye saldırı :26 kişi hayatını kaybetti
ABD'de kiliseye saldırı :26 kişi hayatını kaybetti
Süper Lig’de son puan durumu !
Süper Lig’de son puan durumu !